Türkiye’de kamu harcamalarına ayrılan pay artırılmalı; artan nüfus ve büyüyen hizmet ihtiyaçları doğrultusunda kamu istihdamı güçlendirilmelidir.
Kamu hizmetlerinde taşeronluk tamamen sonlandırılmalı, tüm alt işveren uygulamaları kadroya alınarak kamusal istihdam tekleştirilmelidir.
Kamuda sözleşmeli, geçici ve güvencesiz istihdam biçimleri yerine, tüm çalışanlar için kadrolu, güvenceli ve sürekli istihdam esas alınmalıdır.
Merkezi idarede ve yerel yönetimlerde çalışan kamu işçilerinin mevcut haklarında kayıplara yol açacak hiçbir düzenleme yapılmamalı; kazanılmış haklar güvence altına alınmalıdır.
Belediye şirketlerinde çalışan işçiler de doğrudan kamu hizmeti üretmektedir. Bu nedenle, tüm belediye işçilerinin hakları eşitlenmeli; belediye şirket işçilerine kadro ve ilave tediye hakkı tanınmalıdır.
İş güvencesi hakkı, kamuda ve özel sektörde çalışan tüm emekçileri kapsayacak biçimde yeniden düzenlenmeli; kamu çalışanları arasındaki mali, sosyal ve özlük farklılıkları ortadan kaldıracak bütüncül bir sistem kurulmalıdır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’ndaki norm kadro sınırlamaları, belediyelerin ihtiyaca göre istihdam yapabilmesinin önünü açmak amacıyla kaldırılmalıdır.
Kamuya alımlarda liyakat esas alınmalı; torpil, kayırma ve siyasi kadrolaşmayı engelleyecek şeffaf ve denetlenebilir mekanizmalar oluşturulmalıdır.
Belediyelerde çalışan işçiler için koruyucu ve önleyici iş sağlığı ve güvenliği önlemleri eksiksiz uygulanmalı; riskli birimlerde çalışan işçiler için ek güvenlik ve sağlık protokolleri geliştirilmelidir.
Yerel yönetimlerin merkezi idare karşısındaki mali bağımlılığı azaltılmalı, belediyelere doğrudan kamusal istihdamı artırabilecek bütçe ve kaynak aktarımı sağlanmalıdır.
Belediye ve kamu kurumlarında çalışan işçiler için insanca yaşayabilecek düzeyde yoksulluk sınırını esas alan ücret politikaları benimsenmelidir.
Kadın işçilerin çalışma koşulları güçlendirilmeli; kreş, bakım hizmetleri ve şiddetten arındırılmış iş ortamı için belediyelerde zorunlu kadın politikaları birimi kurulmalıdır.
Belediyelerde iklim krizi, afet riski ve yoğun iş yükü nedeniyle artan baskı dikkate alınarak afet durumlarında çalışanlara özel izin, ek tazminat ve güvenlik protokolleri uygulanmalıdı