Cumhuriyet Halk Partisi, 9 Eylül 1923’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu. CHP, kuruluş yıllarında Türkiye’yi çağdaşlaşma yoluna taşıyan büyük dönüşümlerin merkezi oldu. Tüm bu adımlar, genç Cumhuriyet’in yalnızca siyasal değil; toplumsal ve kültürel yeniden inşasının da temelini oluşturdu. O dönem CHP, yalnızca bir parti değil; bir ulusun ayağa kalkış iradesinin siyasi adıydı. Ancak CHP tarihi yalnızca başarılarla yazılmadı. Çok partili hayata geçiş sürecinde halkla kurduğu bağ zaman zaman zayıfladı. Bugün de CHP’nin önündeki temel sorunlardan biri; yerel yönetimlerde elde edilen başarıları toplumsal umut ve güçlü bir siyasal vizyona dönüştürüp dönüştüremeyeceğidir. Parti zaman zaman: Bu durum, kurucu değerlerle günümüz sorunları arasında güçlü bir köprü kurulmasını zorlaştırdı. CHP’nin önündeki en önemli mesele, ikinci yüzyılda kendi kimliğini yeniden tanımlayabilmesidir. Bir tarafta: Atatürk’ün “kimsesizlerin kimsesi” olarak tarif ettiği halkçı Cumhuriyet anlayışı, diğer tarafta ise: Oysa Türkiye’nin bugün: CHP ikinci yüzyıla girerken yeniden güçlü bir toplumsal manifesto ortaya koymak zorundadır. Ve en önemlisi; “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” CHP’nin 102. yılı yalnızca bir yıldönümü değildir. Ya: ya da: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” Atamızın iki büyük eserinden biri olan CHP’ye, ikinci yüzyıl yolculuğunda başarılar diliyoruz.Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında Yeniden Halkla Buluşma Arayışı
Yaşar KABA
Bugün 102. yılını kutlayan CHP, yalnızca bir siyasi parti değil; Cumhuriyet’in kurucu iradesi ve modern Türkiye’nin siyasal hafızasının temel taşıdır. Cumhuriyet devrimleri, halk egemenliği ve laiklik ilkesi uzun yıllar bu partinin siyasal kimliğiyle özdeşleşmiştir.Kurucu Devrimlerin Taşıyıcısı
Eksikler, Kopuşlar ve Arayışlar
1960 sonrası ideolojik yönelimlerde tutarlılık tartışmaları yaşandı.
1980 darbesi sonrası yeniden yapılanma sürecinde ise kurucu ruhun sürekliliğini korumakta zorlandı.
bir görüntü verdi.İkinci Yüzyılda Büyük Sınav
arasında sıkışan bir yapı görüntüsü bulunmaktadır.
güçlü bir siyasal dile ihtiyacı vardır.Manifesto Niteliğinde Bir Çağrı
savunmak zorundadır.
ilkesini çağın ruhuna uygun şekilde yeniden halkla buluşturmalıdır.Bir Kutlamadan Fazlası
Bu tarih aynı zamanda bir muhasebe ve yön arayışıdır.
sözü, bugün hâlâ büyük bir tarihsel sorumluluk taşımaktadır.













