Devrimi ayağa kaldıracak ruh, soyut bir kavram değildir.
Bu ruh, 1961 yılında iki otomobili yapabilmek için 24 saat esasına göre, ailelerinden, uykularından, kişisel hayatlarından vazgeçerek çalışan mühendislerin somut emeğinde vücut bulmuştur. O gün ortaya konulan şey yalnızca teknik bir üretim değil; büyük bir idealin ve inancın ete kemiğe bürünmüş hâlidir.
Bu mühendisler, “yapılamaz” denileni yapmakla kalmamış; kısa sürede, imkânsız görünen koşullar altında başarmışlardır. Ancak bu başarı, korunması ve büyütülmesi gereken bir toplumsal değer olarak ele alınmamış; aksine, basının bilinçsiz, indirgemeci ve aceleci diliyle tek bir ana sıkıştırılarak itibarsızlaştırılmıştır.
O gün yapılan hata yalnızca bir haber hatası değildir.
O hata, emeğe, bilgiye ve fedakârlığa karşı gösterilen bir vefasızlıktır.
Bu vefasızlık, yalnızca mühendisleri değil; toplumun kendisini de küstürmüştür. Çünkü Devrim’e yöneltilen alaycı ya da küçümseyici dil, aslında şu mesajı vermiştir:
“Çabanın bir değeri yok.”
“Başarmak yetmez.”
“Bir anlık aksama, bütün emeği siler.”
Bu mesaj, sadece Devrim’i değil; bir kuşağın özgüvenini de yaralamıştır.
Bugün artık açıkça kabul edilmesi gereken bir gerçek vardır:
Bu ülkenin mühendisleri, o gün hak ettikleri saygıyı görmemiştir.
Ve bu halkın, o mühendislerin emeğine karşı tarihsel bir vefa borcu vardır.
Aynı şekilde, o gün basının yaptığı büyük hatanın da bir karşılığı vardır.
Basın, yalnızca olanı aktaran değil; olacak olanı etkileyen bir güçtür.
1961’de kurulan yanlış algı, bir sanayi hamlesinin önünü kapatmıştır. Bu nedenle bugünün basını için Devrim yalnızca bir tarih konusu değil; etik bir sorumluluk alanıdır.
Bugünün basınının borcu şudur:
– Eksiltileni tamamlamak
– Görmezden gelineni görünür kılmak
– Alay edilen emeği onarmak
Çünkü Devrim’i ayağa kaldıracak ruh, geçmişte kalmış bir nostalji değildir.
O ruh, emeğe saygı, bilgiye güven ve başarıyı sahiplenme iradesidir.
Ve bu ruh yeniden ayağa kalktığında, Devrim sadece bir otomobil olarak değil;
bir ulusun kendine yeniden inanma hikâyesi olarak yoluna devam edecektir.
Yaşar Kaba














